Excel Forum

Excel Forum (http://www.excel.web.tr/index.php)
-   ATATÜRK Köşesi (http://www.excel.web.tr/forumdisplay.php?f=140)
-   -   Bursa Nutku (http://www.excel.web.tr/showthread.php?t=82705)

uzmanamele 19-03-2010 23:35

Bursa Nutku
 
merhaba

Tarihsel olayların kısa bir özetini yapmadan sebep sonuç ilişkisini kurmakta hata yapabiliriz.


Cumhuriyetten önce Türkçe ibadet konusunda girişimlerde bulununmuş ancak 1. dünya savaşı sebebiyle konu kapatılmak zorunda kalınmıştır.
Ziya Gökalp'in 1923 de yayınladığı Türkçülüğün Esasları kitabındaki Dini Türkçülük bölümü, Atatürk'ün Türkçe ibadet görüşünün temellerini oluşturmuştur.
Atatürk tarafından kurdurulan Telif ve Tercüme Heyeti başkanlığına Ziya Gökalp getirilmiş, Gökalp'in ankaraya gelmesiyle Atatürk-Gökalp görüşmesi 1 tam gün sürmüştür. Türkçe ibadet yolu ile dinde aslına dönüş amacı güden Atatürk, Türkçe ezan, Türkçe Kur'an, Türkçe tekbir ve Türkçe hutbe ile dinde devrim yapmak istiyordu. Gökalp ile görüşmesinden sonra bu konuda ciddi çalışmalar yürütmüştür.

1933 şubat ayında ciddi çalışmalar olmasına rağmen henüz uygulama olanağı bulamamış bu çalışmalar, Ulucami Müezzini, öğle namazında "ey cemaat, dinleyeceğiniz kâmet, son kâmettir, bundan sonra ezan da kâmet de Türkçe yapılacak" demesiyle cemaat arasında hoşnutsuzluk başlamıştır.
Namazdan sonra, cemaatin bir kısmı işin aslını öğrenmek için, Vakıflar Müdürü ve ardındanda Vali ile görüşmek istemişlerdir.

Bursa Belediye Başkanı, Atatürk'e, "burada irtica hortladı, Ulucami cemaati Vilayete yürüyorlar" diye telgraf çekmiştir.
Bursaya gelen Atatürk Validen durum hakkında bilgi almış, Valinin; "dini bir hassasiyet oluşmuş, önayak olanlar yakalandı, mahkemeye sevkedilecek" diyerek olayı geçiştirme çabası üzerine;
Atatürk, "Siz buna küçük bir şey, bir zabıta vakası mı diyorsunuz? Düpedüz irticanın ayaklanması bu! Sizi ne için görmeye geliyorlar; hükümetin kararını değiştirmeye önayak olmanızı sağlamak için. Kararı değiştirmeye sizin yetkiniz olmadığını biliyorlar... Dikkat ediyor musunuz Vali bey, Sizi kullanabileceklerini umuyorlar... Siz buna halkın ricası mı diyorsunuz?" diye tepki göstermiştir.
Bu olay üzerine görevi savsakladıkları gerekçesiyle Bursa Savcısı, Bursa Sulh Ceza Hakimi, Bursa Müftüsü görevlerinden açığa alınmış, haklarında dava açılmıştır.

İlerleyen günlerde Atatürk bir konuşmasında: "Olay sade bir zabıta olayıdır, hiç de önemli değil. Ama, taşıdığı hedef, kavradığı anlam önemlidir. Biz, Türkiye'nin ölümsüz temellerini atmaya çalışıyoruz; onlar bizi, bundan alıkoymaya çalışıyorlar. Önemli olan, üç-beş kişinin alıştıkları hayatın, alıştıkları biçimde sürmesini sağlamak için Vali'ye başvurmaları değildir; önemli olan bu hareket karşısında savcının duraksaması; Müftünün, bunları önleyecek yerde akıl öğretmesidir. Burada, masumiyetin arkasına sinmiş bir amaç var!"

Akşamki Atatürk'ün sofrasında, Milli Mücadele Albaylarından biri yaptığı konuşmada; "Bizim çocuklar, (Bursa gençliği) sıkı devrimcidirler. Cumhuriyeti Zatı Devletlerinizin gençliğe emanet ettiğinizi çok iyi biliyorlar. Bir kaç softa bozuntusunu oracıkta sustururlardı. Ama, medeni davranmak istemişler; bu memleketin polisi var, adliyesi var, hukuku, kanunları var, onların görevlerine müdahale etmeyelim demişlerdir"
Albayın bu konuşması üzerine Atatürk meşhur Bursa Nutkunu söylemiştir.

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!




1933 yılındaki Albayın gerekçesi, bu gün içinde kabul gören bir görüştür.
Ulu Önder Atatürk, 73 yıl önce bu gün yaşadığımız olaylara o günden ışık tutmuştur!

Necdet Yeşertener 19-03-2010 23:49

Alıntı:

uzmanamele tarafından gönderildi (Mesaj 451247)
Ulu Önder Atatürk, 73 yıl önce bu gün yaşadığımız olaylara o günden ışık tutmuştur!

Büyük önderlik budur işte. Daha ne denilebilir ki?

Metin Karaağaç 20-03-2010 00:29

Ülkeleri fethetmenin günümüzdeki en geçerli yolu dini kullanmaktır. Asırlar geçse de, bu yöntem geçerliliğini korumaktadır. Eğitimli insanlar olarak bizim görevimiz;
bu yöntemi kullanmak isteyen düşmanlarımıza(!) bunun mümkün olmadığını göstermektir.
Ulu önderimiz de bize bunu anlatmaya çalışmıştır.

öğrtm 08-06-2010 11:56

atatürk ün yukarıda bahsedildiği şekilde bir nutku yoktur.mustafa kemal osmanlıda memurdur.ayrıca türkiye cumhuriyetinin ve hatta ondan önce düzenli ordunun ondanda önce meclisin kurucusudur.böyle bir "düzen taraftarı mekteb kökenli liderin"ülkede anarşi ve terör ortamı doğurabilecek istikamet göstermesi mümkün değildir.

var olduğu iddia edilen bu nutuk içeriği itibari ile güney amerika devrimcileri ile maoist devrimcilerin tarz ve usullerini anımsatmaktadır.türk inkılabı latin ve maoist romantik devrimcilerin hayallerinde bile düşünemeyecekleri kadar özgün ve gerçekçi bir yeniden diriliş hareketidir.

uzmanamele 08-06-2010 12:34

Alıntı:

öğrtm tarafından gönderildi (Mesaj 468214)
atatürk ün yukarıda bahsedildiği şekilde bir nutku yoktur.mustafa kemal osmanlıda memurdur.ayrıca türkiye cumhuriyetinin ve hatta ondan önce düzenli ordunun ondanda önce meclisin kurucusudur.böyle bir "düzen taraftarı mekteb kökenli liderin"ülkede anarşi ve terör ortamı doğurabilecek istikamet göstermesi mümkün değildir.

var olduğu iddia edilen bu nutuk içeriği itibari ile güney amerika devrimcileri ile maoist devrimcilerin tarz ve usullerini anımsatmaktadır.türk inkılabı latin ve maoist romantik devrimcilerin hayallerinde bile düşünemeyecekleri kadar özgün ve gerçekçi bir yeniden diriliş hareketidir.

merhaba
syn öğrtm, bu cümlede neyi anlatmak istediniz?
Alıntı:

"düzen taraftarı mekteb kökenli liderin"ülkede anarşi ve terör ortamı doğurabilecek istikamet göstermesi mümkün değildir.
Atatürk'ün bu nutku, öyle sandığınız gibi meydanlarda kalabalık halka yapılan bir konuşma değildir!
kaynak; İsmet Bozdağ, "İşte Atatürk'ün Türkiyesi" kitabıdır.

öğrtm 08-06-2010 23:03

kastım paşanın devlet kültürü içerisinde yetişmişliğini vurgulamaktadır.olduğu iddia edilen nutuk ise paşayı adeta gerilla mücadeleleri sonucunda egemen düzeni yıkan fidel,mao tarzında göstermektedir.
sayın uzmanamele ata her daim devlet düzeni içerisinde kalmaya çalışmıştır.ayrıca ben nutkun kalabalık bir ortamda irad edildiğini söylemedim.kışkırtıcı derken kastettiğim bu yazıya bir şekilde ulaşanları olumsuz etkileyebileceğini anlatmaya çalıştım.
üniversite yıllarımızda ben bu nutku bildiri olarak dağıtmıştım.tabi zaman bazı algılamaları değiştirebiliyor.ben tarih öğretmeniyim ve elimdeki bulgular bu nutkun olmadığı yönünde.
(bknz.mustafa armağanın “Küller Altında Yakın Tarih” isimli kitabı ile Ergenekonculara kötü haber: ‘Bursa Nutku’ uydurma ve Bir gizli irtica hayaleti olarak ‘Ata’nın Bursa Nutku’ isimli makaleleri)
sayın uzmanamele türkiyede tarih yazıcılığı o hale gelmiştir ki aynı kişi bir kaynakta hain bir kaynakta ulu hakan yapılabiliyor.dikkatli olmakta fayda var.

uzmanamele 08-06-2010 23:19

merhaba

tartışmaya gerek yok, sanırım bir çok alanda farklı fikirdeyiz.
Bursa Nutku var mı yok mu tartışmasına girmeyeceğim. sadece aşağıdaki linki tıklamanızı tavsiye ederim.

Bursa Nutku

uzmanamele 09-06-2010 00:02

merhaba

syn öğrtm, üzülerek görüyorumki, övüyormuş gibi görünerek yerme davranışı içersindesiniz! sadece yerme, eleştirme olsa kişisel düşüncenizdir diyeceğim ancak burda yerme değil karalama yapıyorsunuz.
Ulu Önder Atatürk'ü kimsenin karalamasına izin vermem!

referans olarak verdiğiniz kişi sizce önemli biri olabilir ama rıza nur'dan alıntı yapsaydınız belki birileri tarafından daha fazla kabul görürdü!
Alıntı:

Metodolojik kanıtlar şunlar:
1) Nutuk, kalabalık bir topluluk önünde yapılan bir konuşmadır. Halbuki Bursa Nutku`nun 13-14 kişilik bir içki sofrasında söylendiği rivayet edilmektedir. Dolayısıyla bir kere bu bir `nutuk` olamaz.
tdk-nutuk söz, konuşma anlamına gelen nutuk, kalabalık bir gruba hitap şekli olmak zorunda değildir. daha ilk maddede nutuk kelimesinin anlamını çarpıtarak Bursa Nutku uydurmadır diyen birinin söylediklerine inanmamızı beklemeyiniz!
ADD'nin kurucusu Şener Eruygur diye, Eruygur ergenekon safsatasından yargılanıyor diye tarihi kimsenin çarpıtmaya hakkı yoktur!
Bursa Nutku ergenekoncuların uydurması diye hem Atatürk'ü hem O'nun düşüncelerini hem Atatürkçü düşünceye sahip olanları hemde Eruygur ve ADD'yi yeriyormuş gibi görünerek dövmeye kalkmayın!

Türker 09-06-2010 09:38

Merhabalar

Paylaşım için çok teşekkürler uzman bey ben tarihci değilim ama genel kanımca bu tür şeylerin tarihçiler tarafından değerlendirilmesinde fayda var tabi :)
Tabi bu değerlendirmeler bu yazılanları binlerce insanın önünde soylenmesi ile birkaç kişiye soylenmesi arasında bir fark yok kanımca. Önemli olan anlatmak istedir ki şu son yıllarda üzülerek görüyorum ki türk gençliğine çok fazla iş düşüyor.
Okurken biraz duygulandım galiba :)))) paylaşım için tekrar çok teşekkürler.

öğrtm 10-06-2010 10:59

sayın uzmanamele
ithamlarınız gerçekten çok ağır.sizden ricam yapmadığım yapmak gibi bir niyetimin olmadığı eylem ve düşünceleri bana yakıştırmayınız.daha öncede belirttim tarih öğretmeniyim ve tarih bilimi bir metedoloji bilimidir.siz kaynak gösterdiniz bende sizin gösterdiğiniz kaynakla ilgili olarak hiçbir yakıştırma yapmadan karşı kaynağımı gösterdim.(buraya kadar herşey metodolojik) ama görüyorumki kaynağım hakkında olumsuz kanaatlere sahipsiniz.olabilir.sizin tavrınız karşısında sizin kaynağınızlada ilgili bir çift söz etmem gerekiyor.bozdağı okuyan ve tv lerden izleyen birisiyim.bozdağ genelde popülisttir.atatürkün özel kasasında olduğunu iddia ettiği mektuplar abdulhamitin uçkuru vs.yani size tavsiyem sizde kaynaklarınızı bir gözden geçirin.

tekrar konuya dönecek olursak paşanın türkiyedeki mevkii ve makamı bellidir.ve genelde gerek sfralarında bulunanlar gereksede tarihçiler tarafından yaptığı ettiği herşey kayıt altına alınmıştır.yusuf sarınaydan münir hayri egeli ye kadar birçok kaynaktan atatürkü okudum.ve yine diyorum ki böyle bir nutka rastlamadım.bu kısımla ilgili olarak şunlarıda bilmemiz gerekiyor.atatürk e ait olmayan birçok söz ve demeç atatürkünmüş gibi gösterilmektedir.mesela "istikbal göklerdedir" sözü demi.herkes ne der.atatürkün sözü.ama maalesef hava kuvvetleri komutanlığı tarafından yapılan araştırmada bu sözün olmadığı ispatlandı.ee şimdi ne oldu atatürk küçüldü mü?tu kaka mı oldu?yok böyle bir tarih anlayışı.

son söz olarak bir tarih öğretmeni olarak tarihin birilerinin malzemesi yapılmasına müsaade etmeyeceğimi vurgulamak isterim.


Saat 21:40

Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.