Excel Forum
ALTIN ÜYELİK Hakkında Bilgi


Geri Git   Excel Forum > Diğer > ATATÜRK Köşesi
Atatürk
Şifremi Unuttum

DUYURU SİSTEMİ / REKLAM PANOSU

ATATÜRK Köşesi Atatürk hakkında paylaşmak istediğiniz sunum, anı ve linkleri bu başlıkta paylaşabilirsiniz.

Özel Arama


Yanıtla
 
Paylaş Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 17-08-2008, 23:03   #1
caner06
 
Giriş: 15/06/2008
Şehir: ankara
Mesaj: 12
Excel Vers. ve Dili:
Microsoft Office Excel türkçe
Varsayılan Atatürk’ün Devlet Adamlığı, Stalin'in Verdiği Bir Demeç Üstüne Gidişi

Stalin'in Sovyetler Birliği’nin başında olduğu dönemler...
Sovyetlerin Ankara Büyükelçisi ünlü bir diplomat Karakan...
1917 Ekim Devrimi'nin yıl dönümlerinden birinin sabahında Stalin, son derece sivri, anlamsız ve onur kırıcı bir demeç veriyor.
Bu demecinde aynen şunları söylüyor:
'Herkes bilsin ki, Rus Milleti; Boğazlarla, Ardahan’ı ele geçirmekten asla vazgeçmeyecektir.
Çok yakın bir zamanda bu davalarımızı halletmiş olacağımızı şimdiden müjdeliyorum...'
Aynı gece Ankara'da Sovyet Büyükelçiliği’nde de ihtilalin yıl dönümü kutlamaları yapılıyor.


Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal ATATÜRK, gece yarısına doğru Stalin'in bu densiz demecinden haberdar oluyor ve maiyetine emrediyor:
'Arabaları hazırlayın gidiyorum.'
'Paşamız bu saatte nereye gidecekler?'
' Sovyet Sefareti'ne.'
Mahiyetin etekleri tutuşur çünkü olayı kavrarlar, içlerinden birisi Atatürk’e:
'Paşa hazretleri nasıl olur? Protokolsüz mü? Siz devlet başkanısınız, protokolsüz nasıl gidersiniz?'
'Ben protokol falan dinlemiyorum çocuk.
Stalin vatanımın topraklarına göz dikmiş, sen bana protokolden söz ediyorsun.
Hazırlayın arabaları.' diye cevap verir.
Büyük önderimiz ve arabalar hazırlanır. Atatürk ve maiyeti, Sovyet sefaretinin kapısına dayanır.
Ulu önderimiz yüzü asık bir şekilde yukarı çıkar ve o sırada sefarette büyük bir balo vardır.
Atatürk kendisini karşılayan Büyükelçi Karakan'i görünce:
'Merhaba Karakan' der ve aynı sert ifadeyle devam eder.
'Rahatsız ettik ama sen benim şahsi dostumsun, kusurumuza bakmazsın. Bir hususu esasından anlamaya geldim.'
'Emredin Sayın Başkan'
'Ajanstan öğrendiğime göre, başbakanınız Stalin, Ardahan'la Boğazları istemiş, kararı katiymiş...
Pek yakın bir gelecekte bu kararını uygulayacakmış.
Tam böyle söyleyip söylemediğini bilemem ama buna benzer şeyler söylemiş.
Tabii ki bu nutkun da bir sureti sende vardır. Getir bakalım şunu da işin aslını faslını iyi anlayalım.'
Stalin'in nutku getirilir. Atatürk metnin o kısmını yanındakilere kelime kelime tercüme ettirir.
Nutuk ajanstan geçen metin ile aynıdır.

Atatürk sorar:
'Karakan, sefaret telsizinden derhal Stalin'i bulduracaksın.
Bu beyanatından vazgeçip geçmediğini sorduracaksın.
Başbakanın tükürdüğünü yalayacak, yalamazsa ben yapacağımı bilirim.
Bu cevap bu gece gelecek çünkü benim senin başbakanından daha önemli kararım var.
İstediğim cevabı almadan sefaretinizden dışarı adım atmam.
Eğer cevap istemediğim şekilde gelirse bil ki buradan çıkıp doğru Rus sınırına gideceğim...'
Karakan çaresizlik içinde telsizin başına koşar ve Atatürk’ün söylediklerini aynen nakleder.
Stalin'den gelen cevap büyük önderimizi tatmin eder çünkü cevapta aynen şöyle söylenmektedir.
'Stalin sürçü lisan eylemiştir. Boğazlarla Ardahan'ı almak gibi bir arzusu katiyetle yoktur...'
Atatürk cevabı okuduktan sonra Rus Büyükelçisi Karakan'a hitaben 'Karakan seni geri çağırırlar ve yaşatmazlar.
Uzun süredir tanışıyoruz, istersen bize iltica et.'
Karakan bu teklife olumsuz cevap verir ve cevabı telgraftan hemen sonra bir telgrafla geri çağrıldığını açıklayarak:
'Teşekkür ederim. Sizi tanımış olmam bile kâfidir ancak memleketinizdeki vazifem sona ermiştir. Yarın hareket edeceğim.'
Atatürk fazla ısrar etmez ve Çankaya’ya döner.
On gün sonra şöyle bir haber gelir.
Sovyetler Birliği’nin eski Ankara Büyükelçisi Karakan fırında yakılmak suretiyle idam edilmiştir.
caner06 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-10-2008, 14:34   #2
sakoz
 
Giriş: 17/04/2007
Şehir: İzmir
Mesaj: 306
Excel Vers. ve Dili:
Office 2013 Türkçe
Varsayılan

Ulu önderimizin bir kılı olabilecek insannımız bile yok maalesef...O yüzden de sürekli seslerini çıkaran gafil düşmanlarımızın ağızlarını kapatamıyoruz...
Sesimiz soluğumuz çıkmaz oldu...
__________________
Kılıcı eşsiz bir maharetle kullanan Türk eli, mağlup ettiği insanların yarasını sarmakta da o kadar ustadır. [B](Lord Byron)[/B]
sakoz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı


Saat 13:17


Bu forum Elit NET - www.elitnet.com.tr tarafından sunulmaktadır.

Excel Eğitimi - Mobil Uygulama - Çorlu - Çorlu Web Tasarım - Tarot Falı - invest in turkey - Lingerie - Dyeing Machine - Karton Bardak- Çorlu Özel Eğitim- Site Yönetimi- Led Aydınlatma- Pronet Tekirdağ- Çorlu Kamera- Pronet Edirne- Pronet Kırklareli- Pronet Çerkezköy- Pronet Çorlu- Pronet Lüleburgaz- Pronet Keşan- Çorlu Araç Takip- Çorlu Su Arıtma- Boru Profil- Gebze Emlak- Beylikdüzü Temizlik- İstanbul Burun Estetiği- Bakır Sülfat- Rampa- Rotary- Çorlu İnternet Sitesi- youngblood- Çorlu Palet- Çerkezköy Palet- Çorlu Prefabrik- Çorlu Sürücü Kursu- Çorlu Sandviç Panel- Şişli Avukat- Korona Test Kalemi- Çorlu Vinç- Çorlu Pimapen Tamiri- Çorlu Çelik Konstruksiyon-
Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Advertisement System V2.6 By   Branden