hamitcan
08-01-2009, 10:33
Bumin Doğrusöz' ün bir yazısı. Benim çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim.
Özgürlük düşmanı chip'ler / Bumin Doğrusöz <haber_oku.php?haber_id=3390>
*(16.10.2008)* *Nüfus kâğıtları değişecek ve "chip"li olacakmış. Hatta
bunun deneme uygulaması Bolu'da başladı. Nüfus kâğıdının adı da "kimlik
belgesi" olarak değişiyor. Bu arada bütün kurumlar TC kimlik numarasını
kullanmaya başladı. Bunların ...*
Nüfus kâğıtları değişecek ve "chip"li olacakmış. Hatta bunun deneme
uygulaması Bolu'da başladı. Nüfus kâğıdının adı da "kimlik belgesi"
olarak değişiyor.
Bu arada bütün kurumlar TC kimlik numarasını kullanmaya başladı.
Bunların başında da Vergi İdaresi, SSK gibi kamu kurumları geliyor.
Herhangi bir alışverişte adınıza fatura düzenlettirirken vergi numarası
olarak TC kimlik numaranızı söylemek zorunda kalıyorsunuz. Düzenlenen
çeklerde çek keşidecisinin TC kimlik numarasını görebiliyorsunuz.
Dolayısıyla giderek herkes elektronik ortamda bir başka kişinin kimlik
ve adres bilgilerine kolaylıkla ulaşabilir hale geliyor.
Ancak bu uygulamalarda kişileri kötü niyetlilere karşı koruyacak,
haklarını özellikle sahtekârlıklara karşı güvence altına alacak hiçbir
mekanizma yok. (Sadece vergi idaresi nüfus cüzdanı kaybolan veya
çalınanlarla ilgili bir tedbir geliştirdi.) Sistemi kötüye kullanılan
kurumun hizmet kusuruna dayalı sorumluluğu yok.
Hatırlanacağı üzere geçmişte bazı inceleme elemanları hakkında üst düzey
makamlarda bulunan siyasilerin gelir ve malvarlıklarının elektronik
ortamda sorguladıkları gerekçesi ile soruşturma açılmıştı. Sonra ne oldu
bilmiyorum, unutuldu gitti. Cumhurbaşkanının, ana muhalefet partisinin
genel başkanının hesaplarına bu kadar kolaylıkla girilebildiğine göre
biz normal vatandaşları bekleyen riskleri siz hesap edin.
Şimdi bir de "chip" sorunu çıktı karşımıza. Açıklamalara göre kişiyle
ilgili bilgiler chip'de bulunacakmış. Doktor size reçete yazdığında,
chip yolu ile bu reçete bütün eczanelerde görülebilecekmiş. Sizin kimlik
belgenizi cihaza takan eczane reçeteye hemen ulaşabilecekmiş. Peki bu
sistemde kişilerin "özel hayatın gizliliği"ni sağlayacak mekanizma nerede?
Kredi kartlarındaki chip'lerdeki bilgilerin kopyalanması mümkün olduğuna
göre kimlik kartlarındakiler de rahatlıkla kopyalanabilir.
Bu kimlik kartları, giderek kişilik haklarını, sonra özgürlükleri ve
özel hayatın gizliliğini yok edebilecek niteliğe de bürünebilir. Bu
nedenle kişlere gerekli güvenceler sağlanmadan, sorumluluk hukuku
düzenlenmeden bu uygulamalara geçmek, ilerde demokrasiyi dahi
zedeleyebilir.
Örneğin ileride iş başvurusu yapan bir kişinin kimlik kartını pos cihazı
benzeri bir cihaza takarak ağa giren işverenler, kişinin gençliğinde
örneğin uygunsuz kişilerin takıldığı barlara gittiğini, belli bir siyasi
akımın yürüyüşlerine katıldığını, 10 sene önce alkollü araba
kullanmaktan ehliyetine el konulduğunu, geçmişte zührevi bir hastalık
geçirdiğini, kredi kartı borçlarından dolayı takibe uğradığını görürse,
sekiz sene önce sonradan beraat etmekle birlikte beş gün cezaevinde
hırsızlık suçlaması ile kaldığını görürse, acaba nasıl bir davranış
sergileyecektir.
Tam ben bunları bir yazı konusu olarak işlemeyi düşünürken vergi
dünyasının önde gelen isimlerinden Mehmet MAÇ üstadımız kendisine gelen
bir mail'i bana iletti. Konuyu o kadar güzel, hiçbir yorumu
gerektirmeyecek şekilde anlatıyordu ki, görüşlerimi yazmaktansa aynen
aktarmayı daha yararlı buldum. Mail'in konusu belki birkaç sene sonra,
verilecek bir pizza siparişine ilişkin telefon görüşmesi (telefon
kaydının nasıl yapıldığı, dinlemenin nasıl kayda geçtiği konusunda bir
bilgi yok. Zaten artık olağan kabul ediliyor). Aynen aktarıyorum.
Operatör: Pizza XXX'i aradığınız için teşekkürler.
Müşteri: Merhaba, sipariş verebilir miyim?
Operatör: Evet... siz... Bay Mehmet Selami'siniz ve Kadıköy'deki
evinizden arıyorsunuz. Ev numaranız 216-733 61 62, ofisiniz 216-334 70
80 ve mobil telefonunuz 532 201 25 25...
Müşteri: Bütün numaralarımı nereden biliyorsunuz?
Operatör: Sisteme bağlıyız efendim.
Müşteri: Bir bol sucuklu, pastırmalı, kıymalı pizza istiyorum...
Operatör: Bu iyi bir fikir değil efendim!
Müşteri: Nasıl yani?
Operatör: Tıbbi kayıtlarınıza göre tansiyonunuz ve kolesterolünüz
oldukça yüksek efendim.
Müşteri: Nasıl? Peki ne almalıyım?
Operatör: Diyet Maydanoz-Brokoli Pizza'mızı deneyin. Seveceksiniz.
Müşteri: Seveceğimden nasıl emin olabilirsiniz ki?
Operatör: Geçen hafta bir kitapçıdan "Maydanozun Faydaları" ve "Brokoli
Yemekleri" kitaplarını almıştınız efendim.
Müşteri: Tamam; teslim oluyorum... Ondan bana 3 aile boyu gönderin
lütfen. Ne kadar tutuyor?
Operatör: 6 kişilik aileniz için bu yeterli olacaktır efendim. Toplam 61
YTL.
Müşteri: Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?
Operatör: Maalesef nakit ödemeniz gerekecek efendim. Kredi kartınız
limitini doldurmuş ve geçen yılın kasımından beri bankanıza 3720,55 YTL
borçlusunuz. Buna aldığınız plazma TV taksitleri de dahil değil üstelik.
Müşteri: Sanırım adamınız buraya gelmeden önce yakındaki bir ATM'den
nakit çekmem gerekecek.
Operatör: Yapamazsınız efendim. Kayıtlarınıza göre bugünkü nakit çekme
limitiniz olan 1000 YTL'yi doldurmuş durumdasınız.
Müşteri: Önemli değil, siz pizzaları gönderin. Adamınız gelene kadar
parayı ayarlarım. Gelmesi ne kadar sürer?
Operatör: Yaklaşık 45 dakika efendim ama bu kadar beklemek
istemiyorsanız 34 ZVT 666 plakalı motosikletinizle gelip daha kısa
sürede buradan kendiniz de alabilirsiniz.
Müşteri: Ne!
Operatör: Sistem kayıtlarına göre böyle plakalı bir scooter
motosikletiniz var...
Müşteri: *'!^ *%^**%^I7*
Operatör: Sözlerinize dikkat etseniz iyi olur efendim. Unutmayın ki 15
Temmuz 1997'de bir polise hakaretten tutuklanmıştınız...
Müşteri: [Sessizlik.. ]
Operatör: Başka bir isteğiniz var mı efendim?
Müşteri: Yok... Bu arada; reklamınızdaki 3 şişe bedava kolayı da
gönderiyor musunuz?
Operatör: Normal olarak gönderirdik efendim ama kayıtlarınıza göre siz
bir diyabetlisiniz, size Zero Cola gönderiyorum...
*Kaynak:* Referans Gazetesi
<http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin>
<http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/yazdir.php?haber_id=3390>
<http://www.muhasebetr.com/ekitap>
Özgürlük düşmanı chip'ler / Bumin Doğrusöz <haber_oku.php?haber_id=3390>
*(16.10.2008)* *Nüfus kâğıtları değişecek ve "chip"li olacakmış. Hatta
bunun deneme uygulaması Bolu'da başladı. Nüfus kâğıdının adı da "kimlik
belgesi" olarak değişiyor. Bu arada bütün kurumlar TC kimlik numarasını
kullanmaya başladı. Bunların ...*
Nüfus kâğıtları değişecek ve "chip"li olacakmış. Hatta bunun deneme
uygulaması Bolu'da başladı. Nüfus kâğıdının adı da "kimlik belgesi"
olarak değişiyor.
Bu arada bütün kurumlar TC kimlik numarasını kullanmaya başladı.
Bunların başında da Vergi İdaresi, SSK gibi kamu kurumları geliyor.
Herhangi bir alışverişte adınıza fatura düzenlettirirken vergi numarası
olarak TC kimlik numaranızı söylemek zorunda kalıyorsunuz. Düzenlenen
çeklerde çek keşidecisinin TC kimlik numarasını görebiliyorsunuz.
Dolayısıyla giderek herkes elektronik ortamda bir başka kişinin kimlik
ve adres bilgilerine kolaylıkla ulaşabilir hale geliyor.
Ancak bu uygulamalarda kişileri kötü niyetlilere karşı koruyacak,
haklarını özellikle sahtekârlıklara karşı güvence altına alacak hiçbir
mekanizma yok. (Sadece vergi idaresi nüfus cüzdanı kaybolan veya
çalınanlarla ilgili bir tedbir geliştirdi.) Sistemi kötüye kullanılan
kurumun hizmet kusuruna dayalı sorumluluğu yok.
Hatırlanacağı üzere geçmişte bazı inceleme elemanları hakkında üst düzey
makamlarda bulunan siyasilerin gelir ve malvarlıklarının elektronik
ortamda sorguladıkları gerekçesi ile soruşturma açılmıştı. Sonra ne oldu
bilmiyorum, unutuldu gitti. Cumhurbaşkanının, ana muhalefet partisinin
genel başkanının hesaplarına bu kadar kolaylıkla girilebildiğine göre
biz normal vatandaşları bekleyen riskleri siz hesap edin.
Şimdi bir de "chip" sorunu çıktı karşımıza. Açıklamalara göre kişiyle
ilgili bilgiler chip'de bulunacakmış. Doktor size reçete yazdığında,
chip yolu ile bu reçete bütün eczanelerde görülebilecekmiş. Sizin kimlik
belgenizi cihaza takan eczane reçeteye hemen ulaşabilecekmiş. Peki bu
sistemde kişilerin "özel hayatın gizliliği"ni sağlayacak mekanizma nerede?
Kredi kartlarındaki chip'lerdeki bilgilerin kopyalanması mümkün olduğuna
göre kimlik kartlarındakiler de rahatlıkla kopyalanabilir.
Bu kimlik kartları, giderek kişilik haklarını, sonra özgürlükleri ve
özel hayatın gizliliğini yok edebilecek niteliğe de bürünebilir. Bu
nedenle kişlere gerekli güvenceler sağlanmadan, sorumluluk hukuku
düzenlenmeden bu uygulamalara geçmek, ilerde demokrasiyi dahi
zedeleyebilir.
Örneğin ileride iş başvurusu yapan bir kişinin kimlik kartını pos cihazı
benzeri bir cihaza takarak ağa giren işverenler, kişinin gençliğinde
örneğin uygunsuz kişilerin takıldığı barlara gittiğini, belli bir siyasi
akımın yürüyüşlerine katıldığını, 10 sene önce alkollü araba
kullanmaktan ehliyetine el konulduğunu, geçmişte zührevi bir hastalık
geçirdiğini, kredi kartı borçlarından dolayı takibe uğradığını görürse,
sekiz sene önce sonradan beraat etmekle birlikte beş gün cezaevinde
hırsızlık suçlaması ile kaldığını görürse, acaba nasıl bir davranış
sergileyecektir.
Tam ben bunları bir yazı konusu olarak işlemeyi düşünürken vergi
dünyasının önde gelen isimlerinden Mehmet MAÇ üstadımız kendisine gelen
bir mail'i bana iletti. Konuyu o kadar güzel, hiçbir yorumu
gerektirmeyecek şekilde anlatıyordu ki, görüşlerimi yazmaktansa aynen
aktarmayı daha yararlı buldum. Mail'in konusu belki birkaç sene sonra,
verilecek bir pizza siparişine ilişkin telefon görüşmesi (telefon
kaydının nasıl yapıldığı, dinlemenin nasıl kayda geçtiği konusunda bir
bilgi yok. Zaten artık olağan kabul ediliyor). Aynen aktarıyorum.
Operatör: Pizza XXX'i aradığınız için teşekkürler.
Müşteri: Merhaba, sipariş verebilir miyim?
Operatör: Evet... siz... Bay Mehmet Selami'siniz ve Kadıköy'deki
evinizden arıyorsunuz. Ev numaranız 216-733 61 62, ofisiniz 216-334 70
80 ve mobil telefonunuz 532 201 25 25...
Müşteri: Bütün numaralarımı nereden biliyorsunuz?
Operatör: Sisteme bağlıyız efendim.
Müşteri: Bir bol sucuklu, pastırmalı, kıymalı pizza istiyorum...
Operatör: Bu iyi bir fikir değil efendim!
Müşteri: Nasıl yani?
Operatör: Tıbbi kayıtlarınıza göre tansiyonunuz ve kolesterolünüz
oldukça yüksek efendim.
Müşteri: Nasıl? Peki ne almalıyım?
Operatör: Diyet Maydanoz-Brokoli Pizza'mızı deneyin. Seveceksiniz.
Müşteri: Seveceğimden nasıl emin olabilirsiniz ki?
Operatör: Geçen hafta bir kitapçıdan "Maydanozun Faydaları" ve "Brokoli
Yemekleri" kitaplarını almıştınız efendim.
Müşteri: Tamam; teslim oluyorum... Ondan bana 3 aile boyu gönderin
lütfen. Ne kadar tutuyor?
Operatör: 6 kişilik aileniz için bu yeterli olacaktır efendim. Toplam 61
YTL.
Müşteri: Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?
Operatör: Maalesef nakit ödemeniz gerekecek efendim. Kredi kartınız
limitini doldurmuş ve geçen yılın kasımından beri bankanıza 3720,55 YTL
borçlusunuz. Buna aldığınız plazma TV taksitleri de dahil değil üstelik.
Müşteri: Sanırım adamınız buraya gelmeden önce yakındaki bir ATM'den
nakit çekmem gerekecek.
Operatör: Yapamazsınız efendim. Kayıtlarınıza göre bugünkü nakit çekme
limitiniz olan 1000 YTL'yi doldurmuş durumdasınız.
Müşteri: Önemli değil, siz pizzaları gönderin. Adamınız gelene kadar
parayı ayarlarım. Gelmesi ne kadar sürer?
Operatör: Yaklaşık 45 dakika efendim ama bu kadar beklemek
istemiyorsanız 34 ZVT 666 plakalı motosikletinizle gelip daha kısa
sürede buradan kendiniz de alabilirsiniz.
Müşteri: Ne!
Operatör: Sistem kayıtlarına göre böyle plakalı bir scooter
motosikletiniz var...
Müşteri: *'!^ *%^**%^I7*
Operatör: Sözlerinize dikkat etseniz iyi olur efendim. Unutmayın ki 15
Temmuz 1997'de bir polise hakaretten tutuklanmıştınız...
Müşteri: [Sessizlik.. ]
Operatör: Başka bir isteğiniz var mı efendim?
Müşteri: Yok... Bu arada; reklamınızdaki 3 şişe bedava kolayı da
gönderiyor musunuz?
Operatör: Normal olarak gönderirdik efendim ama kayıtlarınıza göre siz
bir diyabetlisiniz, size Zero Cola gönderiyorum...
*Kaynak:* Referans Gazetesi
<http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin>
<http://www.muhasebetr.com/ulusalbasin/yazdir.php?haber_id=3390>
<http://www.muhasebetr.com/ekitap>