kırım-kongo kanamalı hastalığı [Archive] - Excel Forum

PDA

Tüm Versiyonu Göster : kırım-kongo kanamalı hastalığı


kambozlu
08-06-2008, 06:48
KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİNDEN KORUNMAK İÇİN
 Kırsal alanlara gidişlerde mümkün olduğunca kapalı ve açık
renkli elbiseleri giymeyi tercih edin.
 Kenelerin vücuda girebileceği yerleri kapatın (Pantolon
paçalarının çorap içine alınması gibi).
 Vücudun açıkta kalan yerlerine böcek uzaklaştırıcı maddeleri
sürün veya elbiselere emdirilerek kullanılabilen böcek öldürücü
ilaçları kullanın.
 Kırsal alanda bulunulduğunda sık sık vücut kontrolü yapın; eve
dönüldügünde de bütün vücudu muayeneden geçirin. Vücuda
yapışmış kene varsa, bir pens veya cımbız yardımıyla, keneyi
deriye yapıştığı yerden tuttuktan sonra eşit kuvvet uygulayarak
geriye doğru çekerek çıkartın. Çıkarılan keneleri böcek öldürücü
ilaç, alkol veya çamasır suyu içine atarak öldürün. Kenenin
çıkarıldıgı yerin üzerine alkol ve tentürdiyot sürün.
 Vücuda tutunan kene ne kadar erken çıkarılırsa, hastalıgın
bulaşma ihtimalinin de o kadar azaldığını unutmayın.
 Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla, kenelerin üzerine
sigara basmak veya kolonya ve gazyağı dökmek gibi yöntemlere
basvurmayın.
 Keneleri kesinlikle elle öldürmeyin ve patlatmayın.
 Kene ile temastan sonra kendinizi 10 gün süreyle izleyin. Ani
başlayan ateş, baş ağrısı, şiddetli halsizlik, bulantı ve kusma gibi
şikâyetler olursa en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
 insanların veya hayvanların kanlarına ve vücut sıvılarına
eldivensiz temas etmeyin.
 Çiftlik hayvanlarını kenelere karsı ilaçlayın.
T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü http://www.kirim-kongo.saglik.gov.tr/index_dosyalar/Page328.htm

Orion1
08-06-2008, 06:58
Teşekkürler.
Peki bu hastalığın tedavisi varmı?
Tedavi görülürse iyileşme olurmu yoksa her şey bitiyormu?:rolleyes: :evil:

kambozlu
08-06-2008, 09:41
başımıza gelmeden biraz araştırdım.kanser olmaktan daha tehlikeli değil galiba.!! http://www.bilkent.edu.tr/~bilheal/aykonu/ay2005/temmuz05/kirimkongo.html

mustafa7691
08-06-2008, 14:53
sn dostlar bu hastalığın etkin bir tedavisi yoktur ve yaz aylarının güncel ve ölümcül olabilme ihtimali(mortalitesi)yüksek bir hastalığıdır.

Orion1
08-06-2008, 15:02
sn dostlar bu hastalığın etkin bir tedavisi yoktur ve yaz aylarının güncel ve ölümcül olabilme ihtimali(mortalitesi)yüksek bir hastalığıdır.
Hayret tıp o kadar gelişti , bir kene hastalığına çare bulamadımı?

Ferhat Pazarçevirdi
08-06-2008, 15:18
Hayret tıp o kadar gelişti , bir kene hastalığına çare bulamadımı?

Sorun keneden ziyade, kenenin taşıdığı virüsde ...

15-20 yıl önce bu keneler yok muydu? Tabiatın bir parçası olarak binlerce yıldan beri varlar ... Sorun ise; kenelerde, ilk defa Kırım ve Kongo'da tespit edilen virüsten kaynaklanmakta ... Bu virüs, daha önceleri tespit edilememiş veya o güne kadar mutasyona uğramamış bir türdü ...

Belki de virüsün mutasyonu ile birlikte, insanda ölümcül bir hastalığa sebep olan etkiler ortaya çıkmaya başladı.

Şu an bunun tek suçlusu, (muhtemelen kan yoluyla bulaştığından) keneler gibi görünüyor ... Ama, belki, hem insan hem de hayvanlardan beslenen başka bir parazit türü de, Kırım Kongo Kanamalı Ateşine sebep olan virüsün taşıyıcısı olabilir.

Bugün; yumuşak kenelerde (genelde köpeklerin üzerinde gördüğümüz tür) bu virüsün görülmediği ama sert kenelerde görüldüğü söylenmekte ...

Tıp; bu aşamada, kenelerle değil, kenelerin taşıdığı virüsle ilgileniyor ...

Basit bir grip vakasını yaratan virüs bile her yıl şekil değiştiriyor ve aşılar devamlı geliştiriliyor.

Memlekette, Kuş Gribi için tavuğu, horozu telef edersek, Kırım-Kongo gibi başımıza olmadık işler geliyor böyle işte ...

Doğa kendisini koruyor ...

Dikkatli olmak lazım.

kambozlu
28-06-2008, 18:49
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, Fırat Üniversitesi ile keneye karşı aşı geliştirmek üzere çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, Fırat Üniversitesi ile keneye karşı aşı geliştirmek üzere çalışmalar yaptıklarını belirtti. Buzgan, "Muhtemelen gelecek yıla hazır olmak üzere hayvan aşıları üretilmiş olacak. Bununla riskli bölgelerdeki tüm hayvanların aşılanması mümkün olabilecek. Yani kene hayvana gelse bile virüs taşımayacak. Virüs taşımayınca virüsün dolaşımı duracak" dedi. Buzgan, insanlara kullanılacak aşı içinde çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, kene ısırığı nedeniyle meydana gelen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle son dönemlerde artan ölümleri ve KKKA hastalığının sağlık çalışanlarına da bulaşmasını ANKA'ya değerlendirdi. Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığının son 5 yıldır oldukça önem kazandığını belirterek "Maalesef şu anda hastalığın spesifik bir tedavisi yık. Yani virüsü öldüren ortadan kaldıran bir antiviral bir ilaç yok. Bir aşısı yok. Yüzde 5 oranında öldürücülüğü var maalesef. O nedenle korunma tedbirleri çok önemli" dedi. Kene popülasyonu ve vaka sayılarının arttığın işaret eden Buzgan, "Geçen yıl 717 vaka vardı. Bunların 33'ünü kaybettik. Bu yıl 400 civarında vaka var. 23'ünü kaybettik. Geçen yıla oranla kısmi bir artış var. Dikkatli olmak ve gerekenleri yapmak zorundayız" dedi.

-BÜYÜKŞEHİRLERDE PANİK VAR KÖYLER FARKINDA BİLE DEĞİL-
Keneden korunma teknilerinin önemini vurgulayan Buzgan, "Şehirde yaşayanlarda bir panik havası oluştu. Risk burada yok. Köylerde ise bırakın panik havası bir farkındalık bile oluştuğunu söyleyemeyiz" dedi. Özellikle kırsal alandaki farkındalığı artırmak için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Turan Buzgan, "Uğraşıyoruz çalışıyoruz. Bizim birçok köyde sağlık ocağımız, sağlık personelimiz var. Ve tüm köyleri ev ev dolaşıp anlatıyoruz. Diyanet ile işbirliği içindeyiz. Camilerde hutbelerde bu konular anlatılıyor. Muhtarları, öğretmenleri bilgilendiriyoruz. Fakat gariptir bu farkındalığı tam olarak artıramıyoruz" dedi. Önceden kenelerin zarar vermediği inanış nedeniyle farkındalığı artıramadıklarını bildiren Buzgan, "Çünkü şöyle bir düşünce var. Eskiden de kene vardı hiçbir şey olmuyordu diye. Bu duyarlılığı artırmamız lazım" diye konuştu. Özellikle hayvancılıkla uğraşanların, çiftçilerin daha çok risk altında olduklarının altını çizen Buzgan şunları söyledi:
"Kenelerin hangi alanlarda yerleştiği önemli. Kene haritalarını ortaya çıkardık. Ülkenin Orta Karadeniz, Orta Anadolu'nun kuzey kısımları, yer yer Toroslara kadar uzanan dağlık kısa bodur alanlarda daha çok görülüyor. Kıyı kesimlerimizde görülmüyor bu kene türü. Metropol illerde de bir sıkıntı yok. Keneler kuşlar vasıtasıyla başka yerlere de dağılabiliyor ve çoğalıyor. Erken teşhis önemli olduğu için bu konuda hayvancılıkla uğraşanların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bazen en ufak bir aksaklıkta hastalık ortaya çıkabiliyor. Korunma tedbirlerini almamız gerekiyor. Keneyle gereksiz temas edilmemesi şart. Hayvanın üstünde kene varsa elle koparmak yerine ilacını sıkacaksınız."

-YABAN HAYVANLARI TAŞIYICI-
Keneyle mücadelede Sağlık Bakanlığı olarak Tarım Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı ile sürekli işbirliği içinde olduklarını da ifade eden Müsteşar Yardımcısı Buzgan, Bakanlığın yaptığı çalışmalara ilişkin şunları söyledi:
"3 önemli alan var. Bir yaban hayatıyla ilgili araştırmanın sürdürülmesi gerekiyor. Keneler taşıyıcı; ancak keneler bunu hayvanlardan alıyor, hayvanlara ya da insanlara bulaştırıyor. Hayvanlar hastalanmıyor ama virüsü taşıyorlar. Birinci alan yaban hayvanlarıyla ilgili araştırmaların sürdürülmesi. Mesela bir araştırmamızda tavşanlarda, tilkilerde domuzlarda da bu virüsün olduğunu, buraların keneler için önemli bir üreme alanı olduğunu saptadık. Bununla ilgili çalışmaların devam etmesi gerekiyor. İkinci aşama ise hayvanlara ve insanlara yönelik aşı geliştirerek buradaki enfeksiyon zincirini kırmak. Bu konuda Fırat üniversitesiyle birlikte çalışıyoruz. Virüs üretimini gerçekleştirdik. Şu anda eliza yani teşhis kiti geliştirdik. Hıfzısıhha merkezimiz de bunu kullanmaya başladı. Aşıyla ilgili geldiğimiz nokta muhtemelen gelecek yıla hazır olmak üzere hayvan aşıları üretilmiş olacak. Riskli bölgelerdeki tüm hayvanların aşılanması mümkün olabilecek.Elimizden gelen desteği veriyoruz bu konuda. Biz hayvanları aşıladığımız zaman hayvanlarda artık virüs olmayacak. Yani kene hayvana gelse bile virüs taşımayacak. Virüs taşımayınca virüsün dolaşımı duracak. Daha önemlisi ise insan aşısı; ancak bunun için daha zaman var. Dünyada böyle bir aşı yok. Biz bunu geliştirmeye çalışıyoruz."

-BAĞIŞIK SERUMU VE ANTİKOR ÇALIŞMALARI DA YAPILIYOR-
Müsteşar Yardımcısı Buzgan, sadece aşı değil serum çalışmaları yaptıklarını da anlattı. Buzgan, virüslü keneyle temas eden insanlar için, yani riskli bir durum söz konusu olduğunda bağışık serumu kullanılması gerektiğine işaret ederek Bununla da ilgili de aynı şekilde çalışmalar var. Onun da biraz zaman alacağını düşünüyoruz. Ayrıca geçen yıl uygulamaya koyduğuz hastalık geçirenlerin kandaki antikorlarını alarak hastalığı geçirmekte olanlara verelim. Bununla da ilgili laboratuar çalışmaları sürüyor" dedi.

-ÖZVERİLİ SAĞLIK PERSONELİNİN HASTALANMASI ÇOK ACI-
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, sağlık çalışanlarının da bu konuda üzerlerine düşen görevi özveriyle yaptıklarını söyledi. Hastaların bakımlarını sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu bildiren Buzgan şöyle konuştu:
"Sonuçta bu hastalık kan yoluyla bulaşıyor. Vücut salgıları yoluyla bulaşması mümkün. O nedenle hastaların kanları ve vücut sekresyonlarıyla, uygun önlemleri aldıktan sonra temasa geçmek lazım. Hastalık kanın göze temasın da bulaşabiliyor. Ya da deride herhangi bir yara varsa geçebiliyor. Solunum yoluyla geçmediğini biliyoruz. Bu açıdan biraz daha rahatız. Ancak bu şekilde kanamalı hastalara müdahale ederken eldiven mutlaka kullanmak gerekiyor. Bir kanama varsa mesela öksürmek yoluyla etrafa yayılan yoğun bir sekresyon, kan varsa gözlük de kullanmak lazım. Aynı şekilde önlük de önemli. El yıkamaya çok dikkat etmek lazım. Bütün bunlarla beraber korunmasız temas olduğunda her ne kadar etkinliği çok olmasa da antiviral ilaç kullanmak mümkün, hatta kullanılmasını tavsiye diyoruz. Sağlık personeli özveriyle bu işlerle uğraşırken diğer yandan onların hastalanması çok acı. O yüzden gerekli tedbirleri almak gerekiyor. Konuyla ilgili genelgelerle dikkat edilmesi gerekenleri ortaya koyduk. Böylelikle fedekar sağlık personeline zarar görmemeleri açısından dikkat etmeleri gereken noktaları bir kez daha onlara hatırlatacağız

parsley2
28-06-2008, 19:21
Kene biyolojik silah mı?
Bilimadamlarımız "CIA ve FBI'ın biyolojik silahlar listesinde Kırım Kongo da var" diyor.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ayşen Gargılı da, virüsün biyolojik silah listesinde yer aldığını doğruluyor. Fakat, bunun Türkiye'de denendiği tezine karşı çıkıyor. Sebebini ise "Kırım Kongo solunum yoluyla bulaşmaz ve kitlesel ölümler getirmez." sözleriyle açıklıyor.



24 Haziran 2008 10:45Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) Türkiye'de ilk kez 2002'de görüldü ve 28'i bu yıl olmak üzere toplam 120 kişinin ölümüne yol açtı.



Vakalar temmuz ayında patlama yapıyor

Bir kene yılda 5-7 bin arasında yumurta bırakıyor. İlkbahardan itibaren toprağın üstüne çıkan keneler, önce hayvanlara yapışıyor. Daha sonra insanlardan kan emiyor. Nisanda başlayan vakalar eylül ayına kadar devam ediyor. En fazla vaka temmuz ayında görülüyor. Eylülün ortalarında keneler toprağa geri dönüyor.

KKKA, hayvanlara ve insanlara kenelerin ısırmasıyla geçiyor. Hayvanlarda belirtisiz seyreden hastalık, insanlarda öldürücü olabiliyor. Türkiye'de vakaların yüzde 10'u ölümle sonuçlanıyor. Hastalık ani başlayan ateş, baş ve kas ağrıları, kırgınlık, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi şikâyetlerle devam ediyor. Hastalığın ilerlemesi durumunda diş eti, burun, kulak kanaması ve vücudun çeşitli yerlerinde dış kanama oluşuyor. Ankara Numune Hastanesi Mikrobiyoloji Klinik Şefi Hürrem Bodur, kene ısırdıktan 6 saat sonra virüsün salgılanmaya başlandığını belirtirken, iki hafta içinde kaybedilmeyen hastaların, KKKA'ya karşı bağışıklık kazandığını belirtiyor.

htsumer
28-06-2008, 20:26
:mrgreen: Amerikalılar uçakla atmıştır bu mereti..

İsmail Küçükşengün
28-06-2008, 22:03
Amerika'nın Irak'ı işgalinden önce Saddam'ın virüslü keneler ürettiği ve İşgalden sonra bunların akıbetinin bilinemediği de ileri sürülüyor.???


Özel Arama